Saçlarım Yapılırken Uykum Geliyor
Kuzey Güney dizisinde Banu karakterini canlandıran Bade İşçil sahne için hazırlanırken kendini kuliste görüntüledi.
Twitter’dan takipçileriyle saçları yapılırken çektiği fotoğrafı paylaşan oyuncu fotoğrafın altına da “Saçlarım yapılırken uykum geliyor” yazdı.
Magazin
Arda ve Sinem evleniyor
Atletico Madrid’le UEFA Kupası’nı kucaklayan Arda Turan “Saygım ve duygularım bitmedi” dediği Sinem Kobal ile barıştı.
Habertürk gazetesi’nden İzzet Çapa’nın haberine göre Atletico Madrid’le UEFA Kupası’nı kucaklayan Arda Turan “Saygım ve duygularım bitmedi” dediği Sinem Kobal ile barıştı. Arda önceki gün Madrid’e giden Sinem’e evlenme teklifine hazırlanıyor.
Haberi alınca böyle sevindi
Antalya’da restoran sahibi Yılmaz Solma’yı 1 milyon TL dolandırdığı iddiasıyla 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan şarkıcı Haluk Levent hakkında beraat kararı verildi. Haberi İzmir’de alan Haluk Levent, sevincini hayranlarına sarılıp, eliyle ’çak’ yaparak kutladı.
Demircikara Mahallesi’ndeki Solma Restaurant’ı 3 yıl önce satılığa çıkartan Yılmaz Solma, iddiaya göre işyerini mülkiyetiyle birlikte Haluk Levent’e 1 milyon liraya sattı. Satış bedelinin 200 bin lirasını peşin alan Solma, kalan 800 bin lira için Haluk Levent’e 4 ayrı senet imzalattı. Tapu devri sırasında vergi borçları olduğunu belirten Levent, tapunun Şeyhmus Görken adına yapılmasını istedi. Solma da bu isteğe uyarak işyerinin tapusunu 21 Haziran 2007 tarihinde Görken’e devretti.
Restoranı devralan Haluk Levent, iddiaya göre vadesi geldiğinde senetleri ödemedi. Yılmaz Solma’nın şikayeti üzerine savcılık soruşturma başlattı ve Haluk Levent hakkında dava açıldı. Haluk Levent, daha önce Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında, kimsenin alın teri olan parasını yemeyeceğini belirterek, “Ben böyle birisi değilim. Bu beyefendi tapu devredilmeden 5 dakika önce anlaştığımız üzere 200 bin liranın hesabına geçip geçmediğini söylesin. Bu bey parasını almasına rağmen böyle bir şey iddia ederek yarar sağlamaya çalışıyor” dedi.
DELİL BULUNAMADI
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık 3 yıldır devam eden yargılamanın ardından dün yapılan karar duruşmasına şikayetçi Yılmaz Solma ile avukatı Münir Marangoz katılırken, sanık Haluk Levent’i avukatı Ebru Körezlioğlu temsil etti. Avukat Körezlioğlu, müvekkilinin suç işleme kastı bulunmadığını, şikayetçiyle anlaşarak imzaladığı senet ve sözleşmelerin ve yaptığı ödemenin dosyadaki belgelerle sabit olduğunu belirterek, Haluk Levent’in beraatını talep etti.
Diğer tutuksuz sanık Şeyhmus Görken’in avukatı Aydın Öncel de müvekkilinin şikayetçileri tanımadığını, iddianamedeki suçlamalarla ilgisi bulunmadığını savunarak, beraat talebinde bulundu.
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Mehmet Kesmen, ’dolandırıcılık’ suçlamasında her türlü şüpheden uzak deliller bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıklar Haluk Levent ile Şeyhmus Görken hakkında beraat kararı verdi. Levent’in avukatı Ebru Körezlioğlu, duruşma çıkışında Haluk Levent’i telefonla arayarak müjdeli haberi verdi.
İzmir’DE ’ÇAK’LI KUTLAMA
Çesitli sahne programları kapsamında İzmir’de bulunan Haluk Levent’e beraat ettiği haberini avukatı Ebru Körezlioğlu, haber verdi. İzmirAdliyesi önüne gelen Haluk Levent, bu kararı aralarında avukatların da bulunduğu hayranlarına sarılıp, eliyle ’çak’ yaparak kutladı.
Haluk Levent, “Suçsuz olduğumu 5 yıldır söylüyordum. Ama beni dinlemediler, sonunda adalet yerini buldu. Asıl mağdur benim. Beni kamuoyu önünde dolandırıcı diye lanse ettiler. Ben dolandırılmak istendim. Dava açıldığında yurtdışındaydım. Gelince mahkemeye gidip ifade verdim. Yargı haklı olduğumu bu karar ile belirtti. Birkaç tane daha süren davam var. Onlardan da aklanacağım. Bundan kimsenin süphesi olmasın. Artık sanatımla gündemde yer almak istiyorum” dedi.
Çesitli davalar yüzünden adliyelerden çıkamayan, cezaevine de girip çıkan Haluk Levent’in yüzü bu kararla uzun aradan sonra ilk kez güldü.
Magazin
Hangisi Gerçek
Oyuncu Şahnaz Çakıralp geçtiğimiz hafta Nişantaşı’nda görüntülenmiş ve ‘Boşanma stresi 15 kilo aldırdı’ başlıklı haberler çıkmıştı. Çakıralp bu haberlere Twitter’dan cevap verdi.
Çakıralp, “Beni Photoshoplayıp 83 kilo yapanlara ve bunları gazete ve tv ye servis edenlere sadece YUH diyorum. Yine de şükür 103 kilo da yapabilirlerdi. Demek ki adam paraya kıyamadi. Ne kadar para o kadar Photoshop” yazdı. Oyuncu gazetede yayınlanan fotoğrafla birlikte kendi fotoğrafını çekip yanyana koyarak takipçileriyle paylaştı. Ardından şort giyen Çakıralp görüntülerin Photoshop’lu olduğu iddialarını yineledi ve bir fotoğraf daha paylaştı. Fotoğrafın altına da Tarih:15 Mayıs 2012 Boy:172 Kilo 62 yazdı.
Magazin
Rekor denemesi yapıyorduk
Arka Sıradakiler” dizisinin Oktay’ı Bülent Çetinaslan önceki gece Beyoğlu’nda bir kız arkadaşıyla sarmaş dolaş görüntülendi.
Aldığı alkolün etkisiyle ayakta zor durabilen oyuncu, gazetecilerin “Hanımefendi sevgiliniz mi” sorusuna “Bilmem, bir bakıp geleyim, bekleyin.” yanıtını verdi. Çetinaslan güçlükle ikna edilip mekana alınıyordu ki, gazetecilerin “Bir kadınla öpüşürken görüntülendiniz, neler söyleyeceksiniz” demesi üzerine, “Rekor denemesi yapıyorduk, yapamaz mıyız! Kime ne bundan kardeşim! İçerim de, öperim de. Bu beni bağlar” dedi.
Magazin
Tiyatrolar Recep İvedik’e döner
Anadolu Ateşi Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan, devlet tiyatrolarının özelleştirilmesiyle ilgili görüşlerini açıkladı.
Anadolu Ateşi Çocuk Gösterisi Kıvılcım’ın tanıtımını yapmak üzere gittiği Ankara’da soruları yanıtlayan Erdoğan, “Tiyatrocular hem devletten maaş alıp, hem de sekiz dizide oynayıp para kazanıyor. Devletin tiyatrocusu olmaz, fakat devlet de tiyatroculara ve sanata destek vermeli. Devlet tiyatroların özelleşmesinin ardından sanata destek vermediği takdirde, tiyatrolar Recep İvedik tarzına yönelebilir. Sanatın popülerliğe yönelmesi en büyük tehlike. Bir yerde sevişme sahnesi olduğunda o proje tutuyor. Devlet destek vermezse, tüm oyunlarda bunu görebiliriz” dedi.
Magazin
Uçurum’ set Arkası 2012
Yayınlandığı ilk günden itibaren insanı ürperten yalın gerçekçiliğiyle izleyicilerin dikkatini çekmeyi başaran ‘Uçurum’ adlı dizinin setindeydim Pazar günü.
Çocukları ve sevgilisiyle Anneler Günü
Alara Koçibey, Anneler Günü’nü çocukları ve sevgilisiyle Bebek’te kutladı.
Sevgiliyle kutlama
Çocuklarının babası Cem Uzan’dan olaylı şekilde boşanan Alara Koçibey, geçtiğimiz pazar günü Bebek’teydi. Genç sevgilisi Eren Morova’nın da eşlik ettiği Koçibey, çocukları Renç Emre ve Yasemin Paris’le Anneler Günü’nü kutladı.
Dudaktan öpücük
Bebek’teki bir mekânda oturan ekip yemek yiyip sohbet etti. Siyah kazağının kapüşonunu başından hiç çıkarmayan ve masaya da ters oturan Yasemin Paris, annesinin Anneler Günü’nü dudağına kondurduğu öpücükle kutladı.
Magazin
Kartaliçe Kutlama’da 15 mayıs 2012
Dostlarım bana Kartaliçe diye hitap ediyor” diyen koyu Beşiktaşlı Ece Erken, önceki gece Reina’daydı. Ünlü sunucu, Demet Akalın-Okan Kurt çiftiyle birlikte doğum gününü kutladı. Galatasaray ekibi de Türk Telekom Arena’da yapılan kutlamaların ardından soluğu Reina’da aldı. Ece Erken, aynı mekânda eğlendiği ekibin şampiyonluk coşkusuna ortak oldu.
Behlül Aydın
Magazin
Melisa sıkıntılı günleri atlattı
Hakan Ural, Sibel Can’la evliliği boyunca hep göz önündeydi. Attığı her adım haber oluyordu. 2005’te Ezgi Can’la evlendi ve medyadan uzaklaştı. “Medyatikliğim yüzünden büyük bedeller ödedim” diyen Ural, şimdilerde sadece işiyle adından söz ettiriyor. Oyuncu, “Araf Zamanı” dizisinin kötü adamı Hakan’ı canlandırıyor.
Bir süredir “Araf Zamanı”nda, Hakan rolüyle seyirci karşısına çıkıyorsunuz. Sizi neler etkiledi de bu projeye “evet” dediniz?
Rolün farklılığından etkilendim ama neden beni bu role uygun gördüklerini de anlamadım. Ben bugüne kadar hep tek bir kalıp oynadım ve Hakan rolü için teklif geldiğinde de “Nereden geldim akıllarına?” dedim.
Ne dediler size?
“Sen dışarıdan soğuk, sert, tutucu görünüyorsun” dediler. Kötü değil Hakan karakteri, psikopat, dengesiz biri, yaptığı hiçbir şeyin anlamı yok. Ağlarken gülüyor, gülerken ağlıyor. Ben 27 yıldır bu meslekteyim ve tevazu gösteremeyeceğim bir oyunculuk yanım var, bu rolle onu göstermek istedim. “Bu da bir fırsat” deyip girdim diziye.
Peki Hakan neden bu kadar dengesiz ve psikopat?
İnşallah senaristler Hakan’ın bu durumuna bir çözüm bulacaklar. 18 bölümdür böyle. Ben de en azından geçmişini verelim de neden böyle olduğunu gösterelim istiyorum.
Hakan çapkın bir adam aynı zamanda…
Çapkın? Adam uçana kaçana sarkıyor! Bu konuda bir kriteri de yok.
Hiç eleştiri aldınız mı?
Çok olumlu eleştiriler alıyorum. İş de başarılı oldu.
35İME KADAR MESLEĞİMİ HİÇ CİDDİYE ALMADIM
“27 yıldır bu meslekteyim, hep aynı rolleri canlandırdım” dediniz, bu biraz da sizin hatanız değil mi?
Ben 35’ime kadar mesleğimi hiç ciddiye almadım, itiraf ediyorum… “Yaparız, ederiz” diyordum, 35’imden sonra hayata bakış açım değişti.
Nasıl yani?
Bir noktadan sonra hayattan dersler alıyorsun, büyüyorsun, zevklerin ve alışkanlıkların değişiyor. Kendine eleştirel bir gözle bakıp olumlu taraflarını geliştirmeye ve yanlışlarını törpülemeye bakıyorsun. Mesleğinin önemsenmesi gerektiğini görüyorsun. Bizde de Allah vergisi bir yetenek var, zaten sektöre 16 yaşında girmişiz. Anlıyorsun ki mühim olan, iyi bir oyuncu olabilmek.
Size uygun görülen rol nedir şu an? 30 yaş üstü zengin erkek mi?
Kim “aman” deyip burun bükerse büksün, bu meslekte fizik önemli. Ben de sigara ve alkol kullanmam, düzenli spor yaparım. Beni birçok rolde kullanabilirler. Orta yaşta modern bir babayı da, sakal-bıyık bıraktırıp alaturka birini de, mafya babasını da, jigoloyu da, savcıyı da oynatabilirler…
Attığınız her adımın haber olduğu dönem bir tık geride kalınca, doğa da yaş aldığınızı söyledikçe, depresif bir durum ortaya çıkmıyor mu?
Bu senin hayatı nasıl yaşadığınla alakalı… Mesela bazıları “Magazinden nefret ediyorum” der ama sabah 6’da kalkıp tüm magazin gazetelerini okur ve kendini orada göremeyince mutsuz olur. Ben hayatımdaki en büyük bedelleri medyatik olmamdan dolayı ödedim, o yüzden ikinci evliliğimden sonra biraz geride durmayı tercih ettim. Eğer istersen, basının olmadığı birçok yer var, oralara gidebilirsin. Basına denk geldiysen de kaçmayacaksın, çünkü onlar işini yapıyorlar. Ve seni onların var ettiğini de unutmayacaksın.
Medyatikliğiniz yüzünden büyük bedeller ödediğinizi söyleyip, basına karşı bu kadar ılımlı bir tavır içinde olmanız ilginç.
Ödedim, doğru ama bu da bir gerçek… Ben, mesleğim gereği Türkiye’nin dört bir yanında bulundum. Beni tanımaya başlayanlar hep “Biz sizi böyle bilmezdik” dedi. Doğru, beni kötü bilme ama iyi de bilme. Türkiye’de en büyük sorun önyargı. Ama bunlara çok kafanı takarsan, sürekli mantık ararsan, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tur atan bir sinir hastası haline gelirsin. Kendini korumasını bilip biraz da sabırlı olursan atlatırsın.
MESLEĞİME BAĞIMLIYIM BU İŞİ YAPMAZSAM ÖLÜRÜM
İnsan ünlü olunca, tüm sorunları ikiyle çarpılıyor sanki…
Ama ben bir ünlü çocuğuyum, aileni seçemiyorsun ki. Sahaya düşmüşsün yani. Hayatın mücadeleyle geçiyor. Sabretmeyi becermek, “Sadece benim başıma gelmiyor” deyip şükretmek lazım. Bir gün hiç olmayabilir bunlar. Ona mesela hiç tahammül edemem.
Ünlü olmamaya mı?
Tabii… Allah korusun… Ben 16 yaşındayken setlerde çalışmaya başladım, daha sakalım bile çıkmıyordu. Ben marangozluk yapamam, terzilik yapamam. Hep sanatın içinde olmak, bir şey üretmek isterim. Bir de işimden çok zevk alıyorum. Mesleğime bağımlıyım. İşimi yapmadığım an ölürüm.
Her şeyi, herkesi bırakabilirsiniz ama oyunculuğu asla, öyle mi?
Asla, mümkün değil.
Önceliğiniz hep iş o zaman…
Birinci sırada. Bağımlıyım dedim ya. Bir de meşakkatli iştir. Kapıdan içeri girme sahnesini bile üç kere çekersin. Normal bir insan yapamaz.
Peki 27 yıldır hiç “Artık bu işi yapamayacağım” demediniz mi?
Hayır ama anlık isyanlarım olur. Mesela beş-altı saat boyunca bekleyebiliyorsun, yönetici sıfatlı insanların garip tavırlarını görüyorsun. Ama kolay iş var mı? Yok. O yüzden bunları dert etmiyorsun.
“Doğrucu Davut” tanımına çok uyuyormuşsunuz siz. Neden tartışma programlarında yer almıyorsunuz?
Ben tam anlamıyla 10’uncu köyde oturanlardanım! Konjonktür doğrucu insanları fazla sevmiyor. Sürekli Pollyannacılık oynayacaksın. Gerçekleri yansıttığın zaman “Bu herifi neden çıkarıyorsunuz” diyorlar. Aslında toplumun çeşitli kesimlerinden insanların hayatı nasıl yaşadıklarını anlatan, halkı halka tanıtan bir aktüel program yapmayı çok isterdim.
MELİSA SIKINTILI GÜNLERİ ATLATTI
Baba Hakan Ural’da durumlar nasıl?
Çok şanslıyım. Çocuklarım büyüdü. Melisa birtakım problemler yaşadı ama aştık. Genç anne-baba olmanın avantajları var. Biz Sibel’le (Can) çocukları hiç sıkmadık. Hep yaşayarak öğrensinler istedik. Melisa’da bazı şeyler geç oldu. Engin Can ise efendiliği, ağırbaşlılığı, yaşam biçimi ile tam bir adam. Allah herkese onun gibi bir çocuk nasip etsin. Sibel’le konuşurken “Nazar değecek, susalım” diyorum.
Melisa neden yordu sizi bu kadar?
Bu normal, Melisa buluğ çağında. 1,5 senelik bir dönem geçirdik ama hiçbir zaman ona yaptırımda bulunmadık. Artık büyüyor ve şimdi bazı şeyleri algılamaya başladı. Geçen sene ben bunları konuşuyorken ağzında sakız “Tamam baba dinliyorum” diyordu, bir süre sonra gerçekten dinlemeye başladı.
Kızlar babalarına düşkün olur. Siz yeniden evlenirken arıza çıkarmadı mı?
Çocuklarım küçüktü o süreçte, Melisa 8, Engin Can 11 yaşındaydı. Olabildiğince hassas davrandım. Daha önce çocuklarımı biriyle tanıştırmamıştım, tanıştırdığım ilk kişiyle evlenmiş oldum. Eşim benden yaşça bayağı genç olduğu için onlarla çabuk ilişki kurdu. O bağı görmesem, mümkün değil öyle bir karar veremezdim. O dönemi şahsım adına olumlu atlattım. Bir çocuk için ne olursa olsun en güzel kadın anne, en güzel adam babadır.
ÇOCUK YAPMAYA KARAR VERDİK
Eşiniz sizden 16 yaş küçük. Daha önceki röportajlarınızda “Daha kendisi çocuk, çocuk istemiyoruz” diyordunuz. Hâlâ istemiyor musunuz?
O zaman istemiyorduk, şimdi istiyoruz. Anne olmak onun da hakkı. Bu sene çocuk yapmaya karar verdik. İki sene içinde yaptık yaptık, yoksa yapmayalım diyorum. Çünkü çocuk büyütmek zor iş. 15 senen bitiyor.
OTEL İŞLETMECİLİĞİNDE VERİMLİ OLAMADIM
Bir ara otel işletmeciliği yapıyordunuz, ne oldu o işe?
Bitti. İki iş birlikte olmuyor. Oyunculuk çok yorucu bir iş. O uykusuzlukla diğer işte verimli olamıyordum.
Magazin











