Ünlü Futbolcuların Arabaları
Ferrari’nin büyük rekoru!

Bir önceki yıla göre % 9.5’luk bir performansla satışlarını artıran ve tarihinin en yüksek satış sonucuna imza atarak rekor kıran Ferrari, California ve 458 Italia modellerine ek olarak FF modelinin de etkisiyle bu başarılı sonuca ulaştı. 2011 yılında ticari karını 312 milyon Euro’ya yükselten İtalyan lüks spor otomobil üreticisi, yine geçtiğimiz yıl % 17.3 artışla 2.25 milyar Euro gelir elde etti.
Ferrari, 2011 yılında bir önceki döneme göre satışlarını % 9.5 artırarak global çapta 7195 adet araç teslimatıyla gösterişli tarihinin en iyi sonuçlarını elde ederek büyük bir başarıya imza attı. 2010 yılında gerçekleştirdiği tarihi satış rekorunu 2011 yılında da geliştirerek tüm zamanların en iyi satış sonucuna ulaşan Ferrari, özellikle 458 Italia lansmanın tüm pazarlarda tamamlanması ve Ferrari FF modelinin de desteğiyle rekorlarını alt üst etmeyi başardı. Dünya çapında 58 ülkede faaliyet gösteren Ferrari’nin gelirlerinin aynı zamanda ilk defa 2 milyar Euro eşiğini geçerek % 17.3’lük artışla 2.25 milyar Euro’ya ulaşması ise ön plana çıkan bir diğer önemli yıl sonu verisini oluşturuyor. 2011 yılında ticari karını % 3.2’lik artışla 312 milyon Euro’ya yükselten İtalyan lüks spor otomobil üreticisi, 2011 yılında ise 270 milyon Euro’luk ar-ge yatırımı gerçekleştirdi.
2011 yılında ABD pazarında % 8 büyüme ile 1958 adet araç teslimatı yaparak bir başka rekora imza atan Ferrari, geçtiğimiz yıl en büyük ikinci pazarı haline gelen Çin’de ise % 60’ı aşan büyüme ile 777 adet araç satışı gerçekleştirdi. Almanya’da 705 adet, İngiltere’de ise 574 adet araç satışı gibi sonuçlar, ülke performansı açısından dikkat çekerken, Ferrari’nin çeşitli marka aktiviteleri de (perakende, lisanslama ve e-ticaret) dikkat çekici global başarılar arasında yerini aldı.
Abu Dabi’deki Ferrari temalı eğlence parkı içindeki Ferrari Store ile dünya çapında en yüksek ulaşan Ferrari, 12.5 milyon Euro perakende satış geliri elde etti. Online Ferrari Store’da satışlarını % 25, ziyaretçi sayısını ise % 30 artıran Ferrari’nin Facebook sayfası ise 2011 yılında % 65 artışla 6.2 milyonu aşkın marka sever tarafından beğenildi. Maranello’da yer alan Ferrari Müzesi’ni ise geçtiğimiz yıl % 60’ı İtalya dışından olmak üzere 240 binden fazla kişi ziyaret ederek bir başka tarihi rekora imza attı.
Dünyanın en küçük arabası
Guinnes Rekorlar Kitabı’nda listelenmiş Peel P50 adlı otomobilin benzinli versiyonunda 50cc lik moped motoru bulunuyor. Ağırlığı sadece 59 kg olan araç 100 km de 1.35 litre benzin yakıyor. Fiyatı ise sadece 999 £.
BMW 5. seri ve 6. seri sorunlu çıktı

Audi hibrit R18 e-tron quattro Canavarı
Williams F1 tarafından geliştirilmiş, frenleme esnasında ön aksta oluşan kinetik enerjiyi daha sonra kullanmak üzere bir volana depolayan Hibrit otomobil, şirketin 2011′de Le Mans’da zafer kazandıran R18 yarış otomobilini temel alıyor.
Dört çeker R18 e-tron quattroda ön tekerlekler elektrikli motorlardan güç alırken arka tekerlekleri 510 bg gücünde 3,7 litrelik V6 dizel motor tahrik ediyor.
Volanda biriken enerji, ön tekerleklerdeki motorları tahrik ederek, araç virajdan çıkarken sınırlı bir süre hızlanmak için kullanılıyor. Güç patlamaları yalnızca 120km/s nin üzerindeki hızlarda devreye giriyor. Bu olay her turda yaklaşık on kez gerçekleşebiliyor.
Enerjiyi depolamak için volan sistemi kullanılmasının sebebi bir batarya paketinden daha hafif olması ve 24 saatlik bir yarışta 3600 enerji çevrimiyle (şarj/boşalma) başa çıkabilmesi.
Bir aracın Le Mans kuralları kapsamında hibrit olarak değerlendirilebilmesi için, Fransa’daki pistin 400 metrelik hafif yokuş pit şeridini, sadece elektrik gücüyle kat edebilmesi gerekiyor.



Yeni Almera Starta Hazırlanıyor
Yeni Almera Starta Hazırlanıyor
Nissan’ın kompakt sınıftaki başarısız Almera macerası 6 yıl sona ermişti. Ancak Japon marka, 2013’te Almera’ya şans daha tanımaya hazırlanıyor.
Yeni otomobilin nasıl görüneceği hakkındaki ipuçlarını ise Invitation (davet) adlı konsept otomobilde göreceğiz.
Basına dağıtılan fotoğraflardaki otomobil, gayet dinamik çizgilere sahip: Heybetli burun tasarımı, arkaya doğru hoş bir hareketle alçalan siluet ve sportif bir arka kısım. Invitation’ın iç mekanı ise temiz çizgili, ferah ve kullanışlı bir kokpite sahip: Büyük göstergeler, basit kumanda mantığı…
Motor seçenekleri hakkında ise Nissan, tasarruflu olacakları dışında bir açıklama yapmadı. Diğer bir açıklama ise yeni Almera’da güvenliğe çok önem verileceği oldu.
Örneğin kameralarla aracın tüm çevresi kontrol edilip monitörde gösterilecek. Safety Shield System adlı güvenlik sistemiyse sürücüyü, çevredeki engeller ve olası kazalara karşı uyaracak.


Honda AC-X

Yan yüzeyin en çarpıcı tasarım unsuru olan mavi ışıklar arka tamponun alt kısmında da görülebilirken stoplar da otomobilin arka tarafını boydan boya kaplamış.
İç mekanı tam anlamıyla bir konsept görüntüsü çizen aracın direksiyon simidi bulunmuyor. Bunun yerine, kullanılmadığı zamanlarda gizlenebilen joystik şekilli iki kolu bulunan otomobilin gösterge tablosu dijital bir ekrandan oluşurken orta konsolu tablet PC benzeri bir yapıya sahip. Dışarıda görülen mavi ışıklandırma iç mekanda da devam ederken orta konsolun üst kısmına yerleştirilen navigasyon ekranı 3 boyutlu seçilmiş.
Otomatik sürüş sistemi sayesinde yolunu kendisi bulabilen AC-X ön koltuklar arasında bulunan konsol ve gösterge tablosunun üzerinde bulunan saydam ekranlardan kontrol edilip sürücüsünü yol hakkında bilgilendiriyor. Aracın teknik verilerini açıklamayan Honda, Insight’a benzeyen bu otomobilin bir hibrit olduğunuysa gizlemiyor.
Haber Adresi: Honda AC-X

Video
Yeni Bugatti Veyron yollara çıkıyor
Volkswagen grubunun çatısı altında faaliyet gösteren ve dünyanın en hızlı spor otomobillerinin üretimini gerçekleştiren isim olan Bugatti, son dönemlerde Veyronmodeliylebirlikte adeta küresel pazarda efsane olmayıbaşarıyor.
Cenevre Otomobil Fuarı kapsamında ziyaretçilerinin karşısına çıkacak olan otomobilin yeni versiyonu tasarım ve donanım açısından önemli yenilikler içeriyor. Aracın iç dizaynında yolcu koruma barları ile tavanın alt kısmana döşenen özel deri malzemeler dikkatleri üzerine çekerken, aracın 1000 beygir olan gücü ise 1200 beygire yükseltilmiş.
Araç iki adet V8’in birleşmesinden meydana gelen W16 şeklinde dizilmiş 16 silindire sahipken, motor hacmi 8 litre olup 4 adet turbo tarafından besleniyor. 13.701 nm tork üretimi gerçekleştirebilen motorun 400 kilometre hıza ulaşması mümkün kılınırken, isminin ise Bugatti Veyron Grand Sport Vitesse olarak isimlendirileceği bildiriliyor.

Aston Martin, Maybach Üretecek
Yeni bir Maybach’ın Rolls Royce Ghost’a ve Bentley Flying Spur’ede rakip olmasına ne dersiniz?

Aston Martin, Maybach Üretecek
İngiliz basınında çıkan haberlere göre; Aston Martin, Daimler AG ile, tasarımından üretimine bir ultra lüks Maybach sedanı için potansiyel bir partner olmak üzere görüşmeler gerçekleştiriyormuş. Tüm bu haberlerin sonucunda; Aston Martin’in kendi modelleri için Daimler’den özellikle çok güçlü Mercedes’lerdeki motor teknolojilerini almayı ve karşılığında da yepyeni bir Maybach “yaratmayı” planladığını fark ediyoruz…
Üstelik, İngilizlerin söylediğine göre; bu görüşmeler karara bağlanmak üzereymiş. Alman otomotiv basını da, bu gelişmeleri konfirme etmiş ve hatta yeni Maybach limuzininin Aston Martin know-how ve parçalarıyla üretileceğini yazmıştı… Hatta, bu yeni Maybach’ın 2011 Frankfurt IAA fuarında gösterileceği de duyurulmuştu…
Bu ortak çalışmanın aslında her iki taraf için de çok avantajlı olabileceğini, şimdiden söyleyebiliriz. Bir taraftan Maybach’a yepyeni bir “kan” gelebilir, diğer tarafta da Daimler çatısı altında Maybach’ın yeni bir model hazırlamasından çok daha ekonomik bir yol ortaya çıkmış olabilir. Bu sinerji içinde Aston Martin, uzun süreden beri hayalini kurduğu bir off-road aracı için, Daimler’deki Mercedes GL’deki gibi 4×4 teknolojilerine de resmen ulaşabilir. Ayrıca Almanların yakıt verimliliğiyle ünlü çok başarılı benzinli ve dizel diğer motor teknolojilerinin İngilizlere kullanım hakkı ve fırsatı getireceğini de tahmin edebiliyoruz.
Daimler’in 23 Aralık’ta Reuters’e yaptığı açıklamadaysa, Maybach model ailesinin çeşitleneceği kesin olarak belirtilirken, Aston Martin işbirliği başlığı altında ise, İngilizlerle bir işbirliği pazarlığının olmadığı görülmüştü. Bunun yanında, Maybach yerine Lagonda markasından bahsedilmiş olan Daimler demecinde; 2009 Cenevre otomobil fuarında gördüğümüz Lagonda konsept aracının Mercedes GL teknolojileri ve alt yapısıyla hazırlanmış olduğu hatırlatılmıştı. Fakat, ara satırlarda da Aston Martin ile değişik konularda sürekli görüşüldüğü de okunmuştu.2007 yılında Ford Motor Co. çatısından ayrılan Aston Martin’in son 3 yıldır özellikle Daimler’le yakınlık kurmaya çalıştığını çok iyi biliyoruz. Fakat, Aston Martin’in Maybach için, BMW Grubu’ndaki Rolls-Royce Ghost ve VW Grubu’ndaki Bentley Flying Spur gibi iki süper sedana rakip ultra lüks ve ultra hızlı bir model hazırlamak istemesi, yepyeni bir haber!.. Sanıyoruz; bu fikir, uzun süredir İngiliz “ada”sına “soğuk” bakan Daimler için, nihayet, ilginç bir öneri olacaktır!..
Umuyoruz; çok ilginç ve çekici ürünlerin ortaya çıkmasını sağlayabilecek Aston Martin-Maybach kardeşliği gerçekleşir!.. Bunun düşüncesi bile şimdiden bizleri heyecanlandırmayı başardı!..
Belli mi olur; bu ilk adımdan sonra, belki, Daimler logoları arasında Aston Martin’in “çift kanat”ını da görebiliriz!..
Yerli otomobil’de sürpriz gelişme
Erdoğan’ın neredeyse bundan tam bir yıl önce TÜSİAD toplantısında gündeme getirdiği “yerli marka otomobil” çağrısı, ciddi biçimde şekillenmeye başladı.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un “Görüşüyoruz” dediği Fiat-Chrysler CEO’su Sergio Marchionne, yerli marka otomobil konusunda ilk kez konuştu ve konuyla ciddi şekilde ilgilendiklerini söyledi.
Detroit Otomobil Fuarı’nda Türk basınının sorularını yanıtlayan Sergi Marchionne, otomobilde bir Türk markası yaratılmasının kesinlikle mümkün olduğunu düşündüğünü, bu konuyla stratejik olarak ilgilendiklerini Türkiye’ye gelişinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ilettiğini kaydetti. Türkiye’deki ortakları Koç Holding’le noel öncesinde bu konuyu ayrıntılı şekilde görüştüklerini, yakın zamanda tekrar ele alacaklarını hatırlatan Marchionne, “En kısa zamanda çözüm bulacağız. Başbakan Erdoğan yerli otomobil fikrini ortaya attığında bizim için de önemli bir fırsat olarak gördük. Bu markanın, doğru konumlandırıldığı taktirde uluslararası pazarlarda da potansiyeli olacağını düşünüyoruz” dedi.
“Konumlandırılma önemli”
Bu marka için bir takım desteklerle Türkiye pazarında yer açılacağını bildiklerini, ancak söz konusu markanın uluslararası pazarlarda konumlandırılmasının da dikkatlice etüd edilmesi gerektiğini ifade eden Fiat-Chrysler CEO’su Marchionne, “Diğer markalar ve modellerle çakışmaması, DNA’sının farklı olması gerekiyor. Türk markasını çok dikkatli bir şekilde yaratmalıyız. Aynı şekilde, bu markanın yaşatılabilir olması da çok önemli” diye konuştu.
Bir gün önceki demecinde Fiat-Chrysler birlikteliğini üçüncü bir marka ile zenginleştirmek ve Volkswagen Grubu gibi çok markalı yapıya, yüksek üretim adetlerine ulaşmak istediklerini söyleyen Marchionne, Türk markalı otomobilin kendileri için de önemli fırsat olacağına değindi. Marchionne, “Türk markalı otomobil projesi bizim için neden önemli? Çünkü bu markanın uluslararası alanda Türkiye üzerinden dağıtılmasıyla büyüme potansiyeli yakalayacağına ve bizim için de çok önemli fırsatlar sunağına inanıyoruz” ifadesini kullandı.
“Üretimin yolunu açarız”
“Bir temel altyapınız, tarihiniz ve motorunuz olmadan kağıt üzerindeki bu fikri hayata geçiremezsiniz” diyen Marchionne, “İşte bizimle çalışmanın yararı, bu teknoloji demetine sahip olmamız. Elimizdeki teknoloji ve bilgi birikimi demetiyle çok rahatlıkla yeni bir marka yaratabilirsiniz. Başlangıç için gereken de budur” dedi.
Ellerinde bulunan mevcut platformlardan birini alıp, rahatlıkla bu işi yapabileceklerini, işin içine bu şekilde dahil olabileceklerini söyleyen Fiat CEO’su Sergio Marchionne, “Biz her türlü desteği verip üretimin yollarını açarız. Başlangıç için gerekeni yaparız. Ancak yedek parça tedariği, tasarım gibi diğer etkenler tamamen Türkiye’de geliştirilecek şekilde yapılandırılması gerekiyor” vurgusunu yaptı.
‘Türkiye’de çok rahatız’
Koç Ailesi ve Fiat arasında köklü bir ilişki bulunduğunu hatırlatan Marchionne, “2004’ten sonra gerek benim, gerekse (Agnelli Ailesi’nin veliahtı) John Elkann’ın Mustafa Koç ve aileyle kişisel dostluğumuzun da etkisiyle iki grubun ilişkileri gelişip büyüdü” ifadesini kullandı. Türkiye’de kendini ispat eden çok kaliteli işler yaptıklarınınaltını çizen Marchionne, “Tofaş CEO’su Ali Pandır da markanın pozisyonunu çok iyi yerlere getirdi. Koç’la olan ilişkimizden ötürü Türkiye’de çok rahatız. Bundan sonda yeni fırsatlara bakıyoruz” dedi.
Yeni bir tesis daha gerekmeyecek
Fiat’la görüşülen yerli marka otomobil projesinin detayları da ortaya çıktı. Tofaş CEO’su Ali Pandır, aracın Albea’nın yerine geçecek bir ürün olacağını ve bu modelin yerine üretime alınabileceğini kaydetti.
Yerli otomobilin, başlangıçta Türkiye’de popüler olan B sınıfında yer alacağını belirten Pandır, “Fiat’ın hazır teknolojisini, platformunu kullanacağız. Aracın birden fazla versiyonu olabilir” dedi. Albea’nın üretiminin bitecek olmasının, Fiat için de şans yaratacağına değinen Pandır, “Yerli marka otomobil, Albea’nın yerini alacağından Fiat’ın diğer modellerinin önünü kesmeyecek. Fiat’ın pazar payını düşürmeyip, yeni bir pazar yaratacağından satışlarını artıracak” diye konuştu.
550 bine çıkabilir
Yerli araç için 2-3 milyar dolarlık bir yatırım gerekmeyeceğini, yeni bir fabrikaya ihtiyaç olmadan Bursa’da üretilebileceğini ifade eden Ali Pandır,sözlerine şöyle devam etti:
“Albea’nın üretimden çıkması Tofaş’a 50 bin adetlik yer kazandıracak. Tofaş’ın şu an yıllık 400 bin adetlik kapasitesi var. Ancak mevcut fabrika alanında 550 bin adede rahat çıkabiliriz. Yedek parça deposunu dışarı çıkabiliriz. Kuş Serisi’nin bazı kaporta parçaları bile halen fabrika içindeki alanda üretiliyor. Böylece yerli otomobil için 200 bin adetlik kapasite olacak.”
“Teşvikler önemli”
Tofaş CEO’su Ali Pandır, fizibilite ve Fiat’la görüşmelerin sürdüğünü, bununla birlikte henüz hükümetle biraraya gelinmediğini kaydederken, yerli otomobil markası için teşviklerin büyük önem taşıyacağını belirtti.
Pandır, “Elbette hükümet teşviklerinin neler olacağını bekliyoruz. Ayrıca yerli otonun, kamu alımlarıyla da desteklenmesi gerekiyor. Ayrıca yeni marka uzun vadeli bir iş. Markanın 100 yıl arkasında durmalısınız. Oluşturulması, oturtulması, tanıtılması pahalı bir iş. Sadece Albea’nın yerine Türkçe isimli bir otomobil yapma olayı değil bu” dedi.
Yerli otomobilin fiyatıyla ilgili anketlerin yapıldığını da anımsatan Pandır, “Tüketiciler aracın 20-25 bin TL arasında olmasını istiyor. Bence de otomobil ucuz olmalı ki herkes ulaşabilsin. Böylece müşteri 2-3 yaşında ikinci el bir otomobil yerine yerli markayı tercih edecektir. Böylece yaratılacak araç, mevcut markaların pazar payından almayacak” diye konuştu.
‘En uzun görevim Tofaş’ta’
Yaklaşık 32 yıldır otomotiv sektöründe olduğunu, bu süre içinde 8 ülke ve 20 farklı görevde bulunduğunu söyleyen Ali Pandır, “En uzun süre görev yaptığım yer ise Tofaş oldu” dedi. Pandır, “Kontratım 3 yıldı ancak 5 yıldır buradayım. Daha önce en uzun süreli görevim 2.5 yıldı. Koç, General Motors ve Fiat olmak üzere 20 farklı görevde bulundum” diye konuştu.




















