Sohbet - magazin
Bugüne kadar cinsellikle ilgili çok şey bildiğinizi sanıyorsanız yanılıyor olabilirsiniz çünkü cinsellikle ilgili kulaktan dolma öyle inanışlar var ki uzmanlar bunlara inanılmaması konusunda uyarıyor. Stanford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre insanlar cinsellik konusunda oldukça yanlış bilgilere sahipler. Dr. Sophia Yen bu yanlışları açıkladı.
CİNSEL HASTALIKLAR TUVALETTEN BULAŞABİLİR
İLK CİNSEL İLİŞKİNİZDE HAMİLE KALMAZSINIZ
REGLİYSENİZ HAMİLE KALMAZSINIZ
ERTESİ GÜN HAPI DÜŞÜĞE NEDEN OLUYOR
DOĞUM KONTROL HAPI KİLO ALDIRIR
CİNSEL İLİŞKİ SIRASINDA ERKEKLER GERİ ÇEKİLİRSE HAMİLE KALINMAZ
HAMİLEYKEN KURULAN CİNSEL İLİŞKİ BEBEĞE ZARAR VERİR
MASTÜRBASYON ZARARLIDIR
MENOPOZDA CİNSEL ARZU AZALIR
ÇOK FAZLA CİNSEL İLİŞKİ KADININ VÜCUDUNU YIPRATIR
ERKEKLER HER 7 SANİYEDE BİR SEKS DÜŞÜNÜR
fantezi kurduğunu söylüyor.
Ferhat Göçer Avrupa Konseyi için söylüyor
Ünlü sanatçı Ferhat Göçer, 26 Ocak’ta, Avrupa’nın “Diplomasi kenti” Strazburg’da, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi etkinlikleri çerçevesinde bir konser verecek. Meclis başkanı Luis Maria De Puig’ın Ankara’ya ithaf ettiği etkinlikler çerçevesinde sahnedeki yerini alacak olan Ferhat Göçer, en güzel şarkılarını Avrupa Parlamenterleri ve Ankara’dan gelecek siyasiler için söyleyecek. ‘Ankara Günleri’ kapsamında, başkentin tüm güzelliklerini, projelerini, sosyal ve kültürel değerlerini tanıtacağı gala gecesinde Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, milletvekilleri ve çeşitli kültür grupları katılacak.
Etkinlikte konser verecek tek sanatçı olan Göçer’in konseri öncesinde Ankara fotoğraflarının yer alacağı serginin açılışı yapılacak.
Etkinlikler boyunca Strazburg’da tüm Fransızlar ve Avrupalılar, Ankara’nın tanıtılacağı özel günlerde hem eğlenecek, hem de Ankara kültürünü tanıma fırsatı bulacaklar.
Bahadır Özdener, Yüksel Aytuğ’un “Medyatik” programına telefonla bağlandı!…
BAHADIR ÖZDENER: KURTLAR VADİSİ: FİLİSTİN KURBAN BAYRAMI’NDA VİZYONDA
“Şimdi Filistin özelinde Gazze’de yaşananları dünya kamuoyuna duyurmak için yaklaşık bir yıldır büyük bir film hazırlığı içindeyiz. Kurtlar Vadisi: Filistin. Türkiye’nin, Ortadoğu’nun ve belki de Avrupa’nın en büyük, en iddialı filmini yapacağız inşallah. Senaryo ekibimize çalışmaları için talimat verdik, biz de kollarımızı sıvadık. Yazın çekmeyi umuyoruz, tahmin ediyorum en geç önümüzdeki Kurban Bayramı’nda seyretmiş olacağız.”
BAHADIR ÖZDENER: “İSRAİL’İN MANTIKSIZ TEPKİLER VERMEK GİBİ USULLERİ VAR”
24 Aralık’ta yayınlanan bölümüyle İsrail ve Türkiye arasında diplomatik krize yol açan “Kurtlar Vadisi-Pusu” dizisinin senaristi Bahadır Özdener, telefon bağlantısıyla katıldığı Medyatik’te Yüksel Aytuğ’un “Bu sahneleri yazarken, böyle bir diplomatik krize neden olabileceğinizi tahmin etmiş miydiniz? Bu tarz bir tepki bekliyor muydunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi. “Açıkçası İsrail’in bir tepki verebileceğini düşünmüştük, çünkü İsrail bu tür politik meselelerde aşırı tepki gösterir. Bu onların bilinçli uyguladıkları bir stratejidir. Mantıksız tepkiler vermek gibi bir usulleri var. Biz buna Kurtlar Vadisi-Irak dizisinden de tecrübeliydik. O zaman da orantısız bir tepki vermişlerdi. Biz derdimizi anlatmaya baktık, sinema diliyle bazı konuları sembolize etmeye çalıştık. Onlar da diziyi bahane edip zaten gergin olan İsrail-Türkiye ilişkilerine bu sosu katmak istediler. Sayın büyükelçiyi dizi bahanesiyle çağırıp böyle bir aşağılamada bulunarak ‘Biz sizden yukarda bir yerdeyiz, siz ne yaparsanız yapın sizden yukarda bir yerdeyiz’ demeye çalışıyorlar ama biz Kurtlar Vadisi: Pusu’da bunun böyle olmadığını gösteriyoruz. Bu konuları ne kadar deşifre etsek azdır, yetersizdir. Dizide Amerika ve İsrail arasındaki çıkar çatışmasının Türkiye’de nasıl bir terör doğurduğunu, terör örgütünü nasıl beslediğini, Türkiye’de patlayan iki bombadan birinin kime ait olduğunu, arkalarında hangi istihbarat teşkilatlarının bulunduğunu anlatmaya çalışıyoruz.”
Vahşi Batı’yı fetheden son Türk kovboyu, ‘Yahşi Batı’yla cem Yılmaz oldu. Ancak Türk sinemasının ‘Western’ macerası çok daha eskilere dayanıyor.
1960’lı yıllarda tüm dünyada esen ‘spagetti wastern’ fırtınası Yeşilçam’a da uğradı. İlk Yeşilçam westernleri, 60’ların başında çekilse de özellikle 1967’den sonra Türk kovboy filmleri bir furya halini aldı. Cangolar, Ringolar, Sabatalar, Gringolar… Ve elbette iyi ve kötü şerifler, şuh meksikalı kızlar, kızılderililer…
Yaklaşık 7 yıl süren furyada çekilenler genellikle düşük bütçeli, B sınıfı filmler olsa da Yılmaz Güney’den, Cüneyt Arkın’a, Kartal Tibet’ten Sadri Alışık’a kadar pek çok ünlü isim bu filmlerde rol aldı.
86 YAŞINDAKİ VALİNİN 3 KADINLA BİRLİKTE GÖRÜNDÜĞÜ SEKS KASETİ ORTALIĞI KARIŞTIRDI!..
Ünlülerin adıyla alınan internet sitelerini yüksek fiyata satma modası aldı başını gidiyor. Beren Saat’in adına alınan site için 5 bin TL istenirken, Şenay Akay’ın ki için ise sadece 10 TL talep ediyorlar!
Son yıllarda fan sitelerinin çoğalması ile yeni bir sektör oluştu. Ünlülerin isimlerinin domain haklarını, yani internet sitesi isim haklarını satın alan bazı uyanıklar; daha sonra bu domain’leri yüksek fiyatlarla satışa sunuyor. Satılık domain’ler arasında birçok ünlünün ismine alınmış site bulunuyor. En pahalı domain ise, 5 bin TL’lik fiyatı ile berensaat.com. Domain’i satılan ünlüler arasında Ajdar da bulunuyor. Hatta Ajdar’ın domain’i birçok ünlü manken ve oyuncunun domain’inden daha pahalı.
Örneğin; Şenay Akay, Yasemin Ergene ve Sinem Kobal’ın domain’leri 10 TL’den satılırken; Ajdar’ın domain’i ise 20 TL’den açık artırmaya sunulmuş ve fiyatı 70 TL’ye kadar çıkmış. Beren Saat’inkinden sonra en pahalı domain ise, 1000 TL ile Levent Kırca’ya ait. Resmi sitelerde yıllığı 10-20 dolara satılan domain’ler, uyanık girişimciler sayesinde 5 bin TL’ye kadar müşteri bulabiliyor. Ama korsanlardan alınan bu domain sitelerinin riski oldukça büyük. Çünkü adına site açılan ünlü, mahkemeye başvurarak, tazminat alabiliyor.
Hürriyet Max
Müjde Ar, NTV’deki programında 40′ından sonra azan erkeklere kafayı taktı.
Televizyon Gazetesi’nin haberine göre; Müjde Ar, Önder Açıkbaş ile birlikte NTV’de sunduğu Güzel Haberler programında, 40′ından sonra azan erkekleri diline doladı.
Ar, basında çıkan 40′ından sonra azan erkekleri aklayan, bunun hormonal bozukluktan kaynakladığı yönündeki haberi yorumladı.
“Bu erkekler için hemen bir şey uyduruluyor” diyen Müjde Ar, kadınlar için böyle şeylerin gündeme gelemediğini, geldiği zaman da kıyamet koptuğunu anlattı.
Müjde Ar, “Hemen de azıyorsunuz kardeşim. Azmayın ya… 40′ından sonra azana beyefendi biliyorsunuz ne oluyor diye” şeklinde konuşarak, stüdyoda orta yaştaki bir konuğa laf attı.
İSTANBUL Fatih’te Fyodor Dmitrievich Shtiru(48), boşandıktan 17 yıl sonra barışarak birlikte yaşadığı eski eşi Aliona Kisakova’yı (35) kafasına sopayla vurarak öldürdü. Fyodor Dmitrievich Shtiru, polise verdiği ifadede “Benimle grup seks yapmak istedi. Bunun için arkadaşlarımı getirmemi isteyince çılgına döndüm” dedi.
Bulvar vatandaşı Fyodor Dmitrievich Shtiru ile Moldovya uyruklu Türk vatandaşı eşi Aliona Kisakova, barıştıktan sonra 7 aydır birlikte yaşadıkları Laleli, Defter Emini Sokak’taki Akkoyun Apartmanı’nda tartıştı. Fyodor Dmitrievich Shtiru, saat 01.00 sıralarında tartışma anında kırdığı sandalyenin ayağıyla Aliona Kisakova’ya saldırdı.
Güzellik uzamanı olan Aliona Kisakova, başına aldığı darbelerle olay yerinde hayatını kaybetti. Olaydan sonra bileklerini keserek sokağa çıkan Fyodor Dmitrievich Shtiru, kendisini fark eden polis ekipleri tarafından yakalandı.
İlk sorgusunda cinayeti kabul eden Fyodor Dmitrievich Shtiru, “Bana uygunsuz ilişkiye girmeyi teklif etti. Grup seks yapmak için arkadaşlarımı getirmemi isteyince bir anda çileden çıktım. Tafasına sopayla vurarak öldürdüm” dedi.
Polis, Aliona Kisakova’yla aynı evde kiracı olarak kalan Rus uyruklu 2 kadının da ifadesini aldı. Kadınlardan biri “Aliona Kisakova 2’nci eşinden olan 9 yaşındaki Stefan Kisakova’yla yaşıyordu. 7 aydır da masörlük yapan eski eşiyle barışarak beraber yaşamaya başlamışlardı. Son birkaç gündür sık sık kavga ediyorlardı ve Aliona Kisakova, eski eşinden evi terketmesini istediğini duyduk. Daha sonra kavga sesleri geldi” dedi. Polis ekipleri, konuyla ilgili olarak inceleme başlattırken küçük Stefan polis koruması altına alındı.
İngiliz Meredith Kercher’in vahşice öldürülmesiyle açılan cinayet davasının beklenen kararı sonunda açıklandı. Amanda Knox 26 yıl hapse mahkum oldu
Öğrenci değişim programıyla 2 yıl önce İtalya’ya giden ABD’li Amanda Knox, kendisi gibi öğrenci olan İngiliz Meredith Kercher ile aynı odayı paylaşıyordu. Amerikalı Knox, ev arkadaşı güzel Kercher yakın arkadaş oldu ve evde seks partisi düzenlemek istedi. Kercher grup sekse karşı çıktı. Bunun üzerine Knox, erkek arkadaşları Rafael Sollecito ve Guede Kercher ile birlikte zor kullanarak Meredith Kercher’i odaya hapsetti. İddiaya göre Knox, iki erkek arkadaşına bıçakla korkutmasını istedi.
SATANİST AYİNİ
İngiliz Kercher grup seksi rededince satanist ayinlerdeki gibi öldürüldü. Amerikalı Amanda Knox ilk duruşmada oda arkadaşı Meredith Kercher’i (21) boynundan bıçaklayarak öldürürken bu cinayeti bir satanist ayin gereği işlediğini anlattı. Savcı, daha sonra Knox’un erkek arkadaşı Raffaele Sollecito maktülü yere yatırıp tutarken “ayine” katılan Fildişi sahili uyruklu Rudy Guede adlı bir başka erkeğin de Kercher’in boğazını sıktığını söyledi.
AVUKATLARIN SAVAŞI
Knox’un avukatı Carlos Vedova, son duruşmadan önce bu iddiaların geçerli olabilmesi için ciddi kanıtlar gerektiğini söylüyordu. Öldürülen İngiliz Kercher’in aile avukatı Francesco Maresca ise, katil zanlıları Knox, Sollecito ve Guede’den 36.3 milyon dolar tazminat talep ediyordu.
CİNAYET BIÇAĞI
Sollecito’ya ait olan cinayet bıçağının sapında Knox’un, bıçak ağzında ise Kercher’in DNA’sı bulunmuştu. Avukat Maresca, Kercher’in hiçbir zaman Sollecito’nun evine gitmediğini, o gece eve oda arkadaşı Knox tarafından çağrıldığını öne sürdü.
CİNAYET SÜSÜ NUMARASI
Cinayet sonrasında olay yerine gelen polis, Kercher’in öldürüldüğü odanın penceresini kırılmış halde buldu. Cam kırıkları içeri dökülmüş olsa da, polis duvarın dışarıdan bir kimsenin pencereye erişemeyeceği kadar yüksek olduğunu belirtti. Savunma avukatları ise cinayeti bir hırsızın gerçekleştirmiş olabileceğini öne sürüyordu.
Öte yandan cinayetin gerçekleştiği yerde Kercher’in sutyeninden bir parça, banyodaki yer havlusunda Sollecito’ya ait kan izi ve Kercher’in cesedinin yanında yine Sollecito’nun kanlı ayak izi bulundu.
AİLE DESTEĞİ
Knox’a destek olmak için kız kardeşleri İtalya’ya geldi. Anne ve babası, kızlarının polis soruşturmasında kötü muamele ve şiddete maruz kaldığını öne sürmüş, polis bu ifadelerin ardından ardından Knox ve anne babasına karşı iftira davası dosyası hazırlamıştı. İtalyan yasalarına göre suçlu bulunan biri ölüm cezasının olduğu bir ülkeye teslim edilmiyor. 26 yıl hapis cezası alan Amanda Knox cezasını İtalya’da çekecek.
Knox, duruşmalarda bir gülen, bir durgunlaşan yüz ifadesi ve tepkili tavırlarıyla sinirleri bozuk bir insanın ruh halini yansıtıyordu.
ERASMUS DEĞİL “ORGASMUS”
Sakin bir tarihi kent olan Perugia’nın halkı, cinayet ile anılmaya başlayan şehirlerinin durumunu Erasmus öğrencilerinin başıboşluğuna bağlıyor. Erasmus öğrencileri için Orgasmus öğrencileri tabirini kullanan Perugia’lılar, gençlerin çok eğlenceye düşkün ve sınırı aşan serbestliğe kaçtıklarını belirtiyorlar.
Tacizi şikayet etti, işinden oldu
Yurtdışı seyahatte iş arkadaşının tacizine uğrayan M.K.C., dönüşte şikâyetçi olunca ilaç şirketi Roche’daki işini kaybetti. İş arkadaşının “İlişkimiz var birlikte yaşıyoruz” dedikodusuyla çıldıran genç mühendis, bunun üzerine bekâret raporu alıp dava açtı.
Gazete Habertürk’te Yüksel Koç imzası ile yeralan habere göre, ilaç devi Roche’ta görevli bilgisayar mühendisi 26 yaşındaki M.K.C., proje destek hizmeti için birlikte Afrika gezisine çıktığı iş arkadaşının tacizlerini yönetime şikâyet edince işinden oldu. 2007’de Roche’ta işe başlayan M.K.C., şirketin Afrika’daki faaliyetleri için proje ve destek hizmeti vermekle görevlendirdi. İtalyanca ve İngilizce’yi ana dili gibi konuşan genç kız, geçen eylül ayında evli ve bir çocuk babası iş arkadaşı E.A. ile Gana, Nijerya, Kenya ve Güney Afrika’yı kapsayan iş gezisine gitti.
TOKAT ATTI İddiaya göre genç kız, kaldığı otellerde odasının kapısına dayanan iş arkadaşının tacizlerine uğradı. Gezi dönüşü tacizler ve dedikodular devam edince M.K.C., daha fazla dayanamayıp 7 Ekim’de E.A.’yı şirket yetkililerine şikâyet etti. M.K.C. şikâyetinde, “Kendisini defalarca uyardığım halde ısrarla tacize devam etmektedir. Bana ahlak dışı tekliflerde bulunmaktadır. Yurtdışı gezisinde kaldığım otellerde odamın kapısına dayandı. Israrlarına ancak bir tokat atarak son verebildim” dedi ve şirket yetkililerinden duruma müdahale etmelerini istedi. Taciz mağduru genç kız bu şikâyetine yanıt beklerken tam bir ay sonra 7 Kasım’da tacizcisiyle birlikte işten atıldı. M.K.C., bunun üzerine avukatı aracılığıyla İstanbul İş Mahkemesi’ne başvurup işe iade davası açtı. Avukat Mustafa Şinikçi, dilekçesinde, “Müvekkilim, yaşanan olaylar ve dedikodular nedeniyle bakire olduğuna dair rapor almak zorunda bırakıldı. İşyerinde, arkadaşları ve aile çevresinde rencide oldu” dedi. Avukat Şinikçi, müvekkilinin mahkeme kararı ile işe iadesini, iadenin gerçekleşmemesi halinde ise 12 aylık brüt ücretinin ödenmesini istedi.
‘TEBLİGAT GELMEDİ’ Bu arada Roche İlaç, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Şirketimiz aleyhine işe iade davası açmış olduğu belirtilen kişinin eski bir çalışanımız olduğu doğrudur. Söz konusu dava ile ilgili olarak tarafımıza ulaşmış herhangi bir tebligat bulunmamaktadır. Yargıya intikal etmiş olduğundan dolayı konu, ilgili mahkeme tarafından tüm detayları ile incelenecektir” denildi.